Marmara Denizi arşivleri - Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom https://www.sorgusuz.com/etiket/marmara-denizi/ Thu, 17 Apr 2025 11:38:57 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0.3 https://www.sorgusuz.com/wp-content/uploads/2024/09/sorgusuz_fav-150x150.png Marmara Denizi arşivleri - Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom https://www.sorgusuz.com/etiket/marmara-denizi/ 32 32 190559901 ODTÜ “Bilim-2” Marmara’da Müsilajın İzini Sürüyor https://www.sorgusuz.com/odtu-bilim-2-marmarada-musilajin-izini-suruyor/ https://www.sorgusuz.com/odtu-bilim-2-marmarada-musilajin-izini-suruyor/#respond Thu, 17 Apr 2025 11:38:57 +0000 https://www.sorgusuz.com/?p=28711 Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü'ne ait "Bilim-2" araştırma gemisi, Marmara Denizi'ndeki müsilaj sorununu yerinde incelemek üzere önemli bir sefere çıktı. Haydarpaşa'dan hareket eden gemi, Bursa, Yalova ve çevresindeki Marmara Denizi sularında detaylı ölçümler ve analizler gerçekleştirerek müsilajın mevcut durumunu ve deniz ekosistemi üzerindeki etkilerini ortaya koymayı hedefliyor.

ODTÜ “Bilim-2” Marmara’da Müsilajın İzini Sürüyor yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Sefer hakkında bilgi veren ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü ve Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu Üyesi Prof. Dr. Barış Salihoğlu, bu projenin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın değerli destekleriyle hayata geçirildiğini vurguladı. Prof. Dr. Salihoğlu, seferin temel amaçlarını müsilajın Marmara Denizi’ndeki güncel yaygınlığını belirlemek, deniz suyundaki oksijen seviyelerini tespit etmek ve bölgedeki kirlilik baskısının boyutlarını ölçmek olarak özetledi.

Güncel Durum: Müsilaj Azaldı Ancak Oksijensizlik Devam Ediyor

Prof. Dr. Salihoğlu, mevcut duruma ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Marmara Denizi’nde müsilajın hala varlığını sürdürdüğünü belirten Salihoğlu, ancak yoğunluğunun 2021 yılında yaşanan seviyeye göre daha düşük olduğunu ifade etti. Müsilajın genellikle 20 ile 30 metre derinliklerde yaygın olarak gözlemlendiğini aktaran Prof. Dr. Salihoğlu, deniz tabanında oksijensizlik sorununun ise ne yazık ki devam ettiğinin altını çizdi. Uygun koşulların devam etmesi halinde müsilajın yeniden artabileceği konusunda da dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.

Marmara Denizi’ni koruma altına almak amacıyla hayata geçirilen 22 maddelik Eylem Planı’na da değinen Prof. Dr. Salihoğlu, planın birçok maddesinin hayata geçirildiğini belirtti. Ancak, özellikle şehir deşarjlarının mutlaka ileri biyolojik arıtma tesislerinde işlenmesi gerektiğinin önemini vurguladı. Ayrıca, Marmara Denizi’nin su kalitesini artırmak için akarsuların rehabilite edilmesi ve kirlilik seviyelerinin düşürülmesine yönelik çalışmaların aralıksız sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.

Deniz suyu sıcaklıklarındaki olası artışların biyolojik üretimi tetikleyebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Salihoğlu, bu durumun müsilaj yoğunluğunda gelecekte bir artışa yol açabileceği uyarısında bulundu. İklim değişkenliklerinin bu süreçte kritik bir rol oynadığını da sözlerine ekledi.

Araştırmacıların Gözlemleri: Müsilaj Marmara’nın Her Yerinde

ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Araştırmacısı Dr. Mustafa Mantıkcı ise yapılan ilk çalışmalarda müsilajın Marmara Denizi’nin hemen hemen tüm bölgelerinde varlığını sürdürdüğünü teyit etti. Bir diğer araştırmacı Dr. Hasan Örek de, müsilajın tüm Marmara’da genel bir dağılım gösterdiğini ve özellikle mevsim geçiş dönemlerinde daha yoğun olarak görülebileceğini kaydetti.

ODTÜ “Bilim-2” Marmara’da Müsilajın İzini Sürüyor yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.

]]>
https://www.sorgusuz.com/odtu-bilim-2-marmarada-musilajin-izini-suruyor/feed/ 0 28711
Prof. Dr. Mustafa Sarı: Müsilaj, Marmara’dan Saros Körfezi’ne sıçradı; 2021’dekine benzer bir felakete doğru gidiyoruz https://www.sorgusuz.com/prof-dr-mustafa-sari-musilaj-marmaradan-saros-korfezine-sicradi-2021dekine-benzer-bir-felakete-dogru-gidiyoruz/ https://www.sorgusuz.com/prof-dr-mustafa-sari-musilaj-marmaradan-saros-korfezine-sicradi-2021dekine-benzer-bir-felakete-dogru-gidiyoruz/#respond Sat, 22 Mar 2025 10:57:43 +0000 https://www.sorgusuz.com/?p=26664 Marmara Denizi'nde 2021 yılında yaşanan müsilaj felaketi henüz unutulmamışken, uzmanlar, çevre krizinin yeniden başladığına dair uyarılarda bulunuyor. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, müsilajın etkilerinin giderek artığını ve deniz yaşamını tehdit ettiğini belirtti. Sarı, 2021'deki felakete benzer bir krizin yaklaşmakta olduğunu ifade ederek, yetkililere acil önlem çağrısında bulundu.

Prof. Dr. Mustafa Sarı: Müsilaj, Marmara’dan Saros Körfezi’ne sıçradı; 2021’dekine benzer bir felakete doğru gidiyoruz yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.

]]>
“Süngerler ve pinalar ölmeye başladı”

Prof. Dr. Mustafa Sarı, müsilajın deniz ekosistemine verdiği zararın yeniden arttığını vurguladı. 2024 yılının ekim ayında müsilajın ilk belirtilerinin görüldüğünü söyleyen Sarı, 23 Ekim’de Erdek Körfezi’nde başlayan müsilajın hızla yayılmaya başladığını ve 6 Kasım itibarıyla Tekirdağ kıyılarına, ardından Çanakkale Boğazı’na ulaştığını belirtti. 13 Kasım’da İstanbul açıklarına, 20 Kasım’da Gemlik Körfezi’ne ve 5 Aralık’ta ise İzmit Körfezi’ne kadar yayıldığını paylaştı.

Kuzey Ege de tehdit altında

Tehdit yalnızca Marmara Denizi ile sınırlı kalmıyor. 23 Aralık’ta Çanakkale Boğazı’ndan Kuzey Ege’ye ulaşan müsilaj, 4 Ocak 2025’te Gökçeada ve Bozcaada çevresinde, 2 Şubat’ta ise Saros Körfezi’nde etkisini göstermeye başladı. Sarı, geçen yıl müsilajın 10 metre derinlikte başladığını, şu anda ise 30 metreye kadar inmiş olduğunu belirterek, ekosistemdeki bozulmanın giderek daha derinlere yayıldığını vurguladı.

“Acil önlem alınmalı”

2021’deki felaketi hatırlatan Prof. Dr. Sarı, tüm yetkililere ve vatandaşlara çağrıda bulunarak, Marmara Denizi’nin korunması için hep birlikte hareket edilmesi gerektiğini söyledi. Sarı, “Müsilaj sadece deniz canlılarını değil, su ürünleri, turizm ve genel olarak insan sağlığını tehdit eden bir krizdir. Vakit kaybetmeden harekete geçmeliyiz,” diyerek, acil önlem alınması gerektiğine dikkat çekti.

Prof. Dr. Mustafa Sarı: Müsilaj, Marmara’dan Saros Körfezi’ne sıçradı; 2021’dekine benzer bir felakete doğru gidiyoruz yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.

]]>
https://www.sorgusuz.com/prof-dr-mustafa-sari-musilaj-marmaradan-saros-korfezine-sicradi-2021dekine-benzer-bir-felakete-dogru-gidiyoruz/feed/ 0 26664
Marmara Denizi’nde Müsilaj Alarmı: “Yüzeye Yaklaşıyor” https://www.sorgusuz.com/marmara-denizinde-musilaj-alarmi-yuzeye-yaklasiyor/ https://www.sorgusuz.com/marmara-denizinde-musilaj-alarmi-yuzeye-yaklasiyor/#respond Mon, 10 Mar 2025 07:55:45 +0000 https://www.sorgusuz.com/?p=25543 Marmara Denizi’nde 2021 yılında büyük bir çevre felaketine yol açan müsilaj, yeniden ortaya çıktı. Uzmanlar ve gözlemciler, müsilajın denizin 30 metre derinliğine kadar yayıldığını ve nisan-mayıs aylarında yüzeye çıkabileceği uyarısında bulundu.

Marmara Denizi’nde Müsilaj Alarmı: “Yüzeye Yaklaşıyor” yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Daha önce 2007-2008 ve 2021 yıllarında görülen müsilaj, bu yıl da deniz ekosistemini tehdit ediyor. 71 yaşındaki çevre gönüllüsü ve Büyükada sakini Serço Ekşiyan, 1973 yılından bu yana Marmara’da dalış yaptığını ve yıllar içindeki değişime tanıklık ettiğini belirtti.

Müsilajı ilk kez 2007 Kasım ayında yaptığı bir dalış sırasında fark ettiğini söyleyen Ekşiyan, o dönem başlayan müsilajın 2010 yılına kadar azalarak da olsa devam ettiğini kaydetti.

Kasım, aralık ve ocak aylarında yaptığı dalışlarda yeniden müsilaj oluşumuna rastladığını ifade eden Ekşiyan, “Şu anda aşağıdaki durum 2007 ve 2021 yıllarıyla aynı. 30 metreye kadar inmiş durumda. Küçük parçalar halinde yüzeye yakın yerlerde bile müsilaj var. Muhtemelen nisan-mayıs gibi su yüzeyine çıkacak” dedi.

Uzmanlar, müsilajın artışıyla ilgili detaylı araştırmaların sürdüğünü ve deniz ekosistemine olası etkilerinin yakından takip edildiğini belirtti.

“MÜSİLAJ DAHA ÇOK GÖRÜLECEK”

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, deniz yüzeyi sıcaklıklarının ortalamadan yüksek, deniz şartlarının durağan ve kirlilik yükünün fazla olmasını müsilaj için “tetikleyici üçlü mekanizma” olarak nitelendirdi.

Son yıllarda bütün dünyada iklim değişikliğine bağlı olarak deniz yüzeyi sıcaklıklarının hızla arttığına işaret eden Sarı, bununla birlikte ortamdaki kirliliğin fazla olmasının da bundan sonra müsilajın daha çok görüleceği anlamına geldiğini söyledi.

Müsilajın, 2021 yılında 2007-2008’e göre daha fazla olduğunu, şu andaki gidişata göre bu yılın da 2021’den daha fazla olacakmış gibi gözüktüğünü dile getiren Sarı, “Şu anda yüzeyden 30 metre derinliğe kadar örümcek ağı gibi müsilaj her tarafı sarmış durumda. Yüzeye çıkan müsilaj, toplam müsilajın binde biri kadar bile değil. Bizi korkutan o yüzeydeki değil, bizi korkutan suyun altındaki 0 ile 30 metre arasındaki yoğunluk, o devam ediyor.” dedi.

Marmara Denizi’nde Müsilaj Alarmı: “Yüzeye Yaklaşıyor” yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.

]]>
https://www.sorgusuz.com/marmara-denizinde-musilaj-alarmi-yuzeye-yaklasiyor/feed/ 0 25543
Doç. Dr. Bülent Özmen: İstanbul’da 7’den büyük deprem olasılığı yüksek https://www.sorgusuz.com/doc-dr-bulent-ozmen-istanbulda-7den-buyuk-deprem-olasiligi-yuksek/ https://www.sorgusuz.com/doc-dr-bulent-ozmen-istanbulda-7den-buyuk-deprem-olasiligi-yuksek/#respond Sat, 01 Mar 2025 14:07:30 +0000 https://www.sorgusuz.com/?p=24939 Deprem uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen, Türkiye'nin en tehlikeli deprem bölgelerini Marmara’dan Ege Denizi’ne uzanan Kuzey Anadolu Fayı ve Erzincan-Bingöl arasındaki Yedisu segmenti olarak belirtti. Özmen, Bursa ve Ankara’nın sanılandan daha yüksek deprem riskine sahip olduğunu vurgularken, İstanbul’da 7’den büyük bir depremin kaçınılmaz olduğunu ifade etti.

Doç. Dr. Bülent Özmen: İstanbul’da 7’den büyük deprem olasılığı yüksek yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Türkiye, deprem kuşağında yer alan ve yüzlerce aktif fay hattına sahip bir ülke olarak sismik hareketlilik açısından yüksek risk taşıyor. Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Özmen, yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin en tehlikeli iki bölgesini Kuzey Anadolu Fayı’nın Marmara Denizi’nden Ege Denizi’ne uzanan kısmı ile Erzincan-Bingöl arasındaki Yedisu segmenti olarak açıkladı.

MARMARA VE YEDİSU SEGMENTİ BÜYÜK DEPREM İÇİN BEKLENİYOR

Özmen, Kuzey Anadolu Fayı’nın Erzincan’dan Marmara Denizi içine kadar olan kısmının büyük ölçüde kırıldığını ve bu nedenle deprem olasılığının düşük olduğunu belirtirken, Marmara Denizi’nden Ege Denizi’ne uzanan bölge ile Erzincan-Bingöl arasındaki Yedisu segmentinin sismik boşluk olarak değerlendirildiğini ve bu bölgelerde büyük bir deprem beklendiğini ifade etti.

“Marmara Denizi’nin hem kuzey hem güneyinde kırılmayı bekleyen faylar var. Kuzeydeki kolda deprem riski yüksek. Ayrıca Ege Denizi ve Çanakkale bölgesinde de sismik hareketlilik gözlemleniyor. Bu fayların tamamına yakını tehlikeli”, diyen Özmen, Gemlik Körfezi ve çevresinin de risk altında olduğunu belirtti.

İSTANBUL’DA 7’DEN BÜYÜK DEPREM BEKLENİYOR

İstanbul’da uzun zamandır büyük bir deprem meydana gelmediğini belirten Özmen, 1766 yılında yaşanan büyük depremin ardından yaklaşık 258 yıldır büyük bir kırılma gerçekleşmediğine dikkat çekti.

“Marmara Denizi içinde yaşanacak büyük bir deprem, sadece İstanbul’u değil, kıyı şeridindeki 7 ili, hatta komşu illerle birlikte toplam 11 ili etkileyebilir. Bölge, Türkiye nüfusunun yaklaşık 30 milyonunu barındırıyor ve sanayi üretiminin merkezi konumunda. Eğer yeterli önlemler alınmazsa, 6 Şubat depremlerinde yaşanan kayıpların 4-5 katıyla karşılaşabiliriz”, dedi.

Özmen, Marmara Denizi’nde bulunan Kumburgaz ve Adalar segmentlerinin uzun zamandır kırılmadığını belirterek, bu fayların 7’den büyük bir deprem üretme potansiyeli taşıdığını vurguladı.

BURSA VE ANKARA İÇİN UYARI: SANILANIN AKSİNE DEPREM RİSKİ YÜKSEK

Özmen, Türkiye’de birçok bölgenin deprem riski taşıdığını belirterek özellikle Bursa ve Ankara için önemli uyarılarda bulundu. Bursa’da uzun süredir büyük bir deprem olmadığını ve bölgede yeni keşfedilen diri fayların bulunduğunu ifade eden Özmen, bu durumun tehlikeyi artırdığını söyledi.

Ankara’nın ise genellikle deprem açısından güvenli bir bölge olarak düşünüldüğünü ancak bu algının doğru olmadığını belirten Özmen, şehrin 60-70 kilometre çevresinde büyük deprem üretme potansiyeline sahip faylar bulunduğunu vurguladı.

“Ankara’nın hemen altından diri fay geçmiyor olabilir ama çevresindeki Ezinepazar-Sungurlu Fayı, Tuz Gölü Fayı, Eskişehir Fay Zonu gibi yapılar 7’den büyük deprem üretme potansiyeline sahip. 2020’de İzmir’de yaşanan deprem aslında İzmir’in merkezinde değil, 75 kilometre uzağında meydana geldi. Benzer bir senaryo Ankara için de geçerli olabilir”, dedi.

TÜRKİYE’DE BİNLERCE FAY HATTI VAR, SAYI ARTABİLİR

Özmen, Türkiye’de bine yakın fay hattının bulunduğunu ve bu sayının ilerleyen yıllarda artabileceğini ifade etti. 1992’de yayınlanan ilk diri fay haritasında 135 fay bulunduğunu belirten Özmen, 2012’de bu sayının 500’ün üzerine çıktığını ve günümüzde bine yaklaştığını söyledi.

Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün (MTA) 2012’de yayınladığı diri fay haritasının ardından sadece 6 Şubat depremleri nedeniyle kırılan fay hatlarının güncellendiğini, ancak genel bir revizyon yapılmadığını belirtti. AFAD ve üniversitelerle birlikte yeni fayların keşfedilmeye devam ettiğini ancak henüz resmi haritalara eklenmediğini vurguladı.

DEPREM RİSKİ İLE TEHLİKE AYNI ŞEY DEĞİL

Özmen, halk arasında sıkça karıştırılan “deprem tehlikesi” ve “deprem riski” kavramlarına da açıklık getirdi.

“Tehlike, bir bölgede deprem olma olasılığını ifade eder. Ancak deprem gerçekleştiğinde ortaya çıkan kayıp ve zararları içeren durum ise risk olarak adlandırılır. Yani, tehlike sürekli var ama riski azaltmak bizim elimizde” dedi.

İZMİR VE EGE’DE TSUNAMİ TEHLİKESİ

Ege Denizi’nde son dönemde yaşanan deprem fırtınası, bölgede yaşayan vatandaşlarda tsunami endişesi yarattı. Özmen, 1956 yılında Ege Denizi’nde 7’den büyük bir deprem meydana geldiğini ve bunun Türkiye kıyılarında küçük çaplı bir tsunamiyi tetiklediğini hatırlattı.

Bölgede yapılan simülasyon çalışmalarına göre, 6.5 ve üzeri büyüklükteki depremlerin kıyılarda 1.5 metreye varan dalgalar oluşturabileceği belirtildi. Ancak Özmen, Ege’de büyük ölçekli bir tsunami riskinin düşük olduğunu ve AFAD’ın tsunami erken uyarı sistemleriyle önlem aldığını belirtti.

TÜRKİYE DEPREMLE YAŞAMAYI ÖĞRENMELİ

Türkiye’de her bölgenin deprem riski taşıdığına dikkat çeken Özmen, vatandaşların yaşadıkları bölgenin deprem tehlikesini öğrenerek bilinçlenmeleri gerektiğini vurguladı. AFAD’ın Deprem Tehlike Haritası üzerinden E-Devlet şifresiyle bölgenin fay hatlarına yakınlığının incelenebileceğini belirten Özmen, hassas haritaların ise uzmanlar tarafından hazırlanması gerektiğini ifade etti.

Özellikle Marmara, Ege, Doğu Anadolu ve İç Anadolu’nun belirli bölgelerinde büyük deprem beklentisinin sürdüğünü söyleyen Özmen, risklerin azaltılması için yapı güvenliği ve kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini vurguladı

Doç. Dr. Bülent Özmen: İstanbul’da 7’den büyük deprem olasılığı yüksek yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.

]]>
https://www.sorgusuz.com/doc-dr-bulent-ozmen-istanbulda-7den-buyuk-deprem-olasiligi-yuksek/feed/ 0 24939
Marmara Denizi’nde müsilaj alarmı devam ediyor https://www.sorgusuz.com/marmara-denizinde-musilaj-alarmi-devam-ediyor/ https://www.sorgusuz.com/marmara-denizinde-musilaj-alarmi-devam-ediyor/#respond Thu, 27 Feb 2025 10:26:15 +0000 https://www.sorgusuz.com/?p=24717 Marmara Denizi’nde Ekim ayı sonunda başlayan müsilaj, kısa sürede tüm bölgeyi etkisi altına aldı. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi ve Kuzey Ege’de müsilajın etkisinin sürdüğünü belirterek, çözüm için denize arıtılmadan bırakılan atıkların durdurulması gerektiğini vurguladı.

Marmara Denizi’nde müsilaj alarmı devam ediyor yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.

]]>
“Müsilajsız Marmara İçin Atıkların Önüne Geçmeliyiz”

Müsilajın Marmara Denizi’nin yüzeyden 30 metre derinliğe kadar olan kısmını sardığını belirten Prof. Dr. Sarı, Bozcaada, Gökçeada çevreleri ve Saros Körfezi’nde de müsilajın görüldüğünü söyledi. Deniz ekosisteminin korunması için atık yönetimine dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Sarı, “Müsilajsız bir Marmara istiyorsak, denize arıtmadan bıraktığımız atıkları durdurmalı, çalışmayan arıtma tesislerini faaliyete geçirmeli ve sanayi kuruluşlarını sıkı denetlemeliyiz” dedi.

“Herkes Üzerine Düşeni Yapmalı”

İklim değişikliğinin deniz yüzeyi sıcaklıklarını artırdığını belirten Prof. Dr. Sarı, Marmara Denizi’nin mevcut yapısının değiştirilemeyeceğini, ancak yanlış uygulamaların düzeltilmesiyle müsilajın önüne geçilebileceğini ifade etti. “Marmara Denizi çevresinde yaşayan herkes, kimyasal kullanımını azaltarak bireysel olarak denizin iyileşmesine katkıda bulunabilir” diyen Sarı, deniz ekosisteminin korunması için toplumsal bilinç ve sorumluluk çağrısında bulundu.

Marmara Denizi’nde müsilaj alarmı devam ediyor yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.

]]>
https://www.sorgusuz.com/marmara-denizinde-musilaj-alarmi-devam-ediyor/feed/ 0 24717
Deprem tahminleri tutan uzman isimden Marmara’yla ilgili tedirgin eden sözler! Üstüne basa basa uyardı… https://www.sorgusuz.com/deprem-tahminleri-tutan-uzman-isimden-marmarayla-ilgili-tedirgin-eden-sozler-ustune-basa-basa-uyardi/ https://www.sorgusuz.com/deprem-tahminleri-tutan-uzman-isimden-marmarayla-ilgili-tedirgin-eden-sozler-ustune-basa-basa-uyardi/#respond Thu, 06 Feb 2025 07:37:31 +0000 https://www.sorgusuz.com/?p=23445 Ülkemiz 2 yıl önce bugün 11 ili sarsan depremlerle sarsıldı. 53 binden fazla kişinin can verdiği depremler 14 milyon kişiyi doğrudan etkiledi. Büyük depremin yıl dönümünde uyarılarını sürdüren Prof. Dr. Naci Görür olası Marmara depremiyle ilgili, "Bu işin şakası yok. Bu bölgeyi derhal depreme hazırlıyor olmamız lazım" dedi.

Deprem tahminleri tutan uzman isimden Marmara’yla ilgili tedirgin eden sözler! Üstüne basa basa uyardı… yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Bugün, 6 Şubat 2023‘te yaşanan ve 53 bin kişiyi hayattan koparan Kahramanmaraş merkezli büyük depremlerin yıl dönümü. 11 ili sarsan 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremler doğrudan 14 milyon kişiyi, dolaylı olarak da tüm Türkiye’yi etkiledi.  Yaşanan büyük yıkım nedeniyle o gün tüm hikayeler yarım kaldı.

Deprem konusunda sık sık uyarılar yapan Prof. Dr. Naci Görür’den asrın felaketinin yıl dönümünde deprem gerçeğini bir kez daha hatırlattı. Görür, Marmara’da 30 yıl içinde deprem olma olasılığının yüzde 47 olduğunu ifade etti.

“6 ŞUBAT DEPREMLERİ SÜRPRİZ DEĞİLDİ”

“Güneydoğu’daki deprem bizim için sürpriz değildi” diyen Görür, şöyle devam etti:

“Bu depremin olacağını biz bekliyorduk ve söylüyorduk. Yerel yönetim, merkezi yönetim halk da dahil herkes biliyordu. Güneydoğu‘daki yerel yönetimler burayı depreme hazırlama çalışmalarını yoğun bir şekilde yapsaydı diyelim 99 nere, 2023 nere? Bu kadar insanımız ölür müydü? 3-5 müteahhitin peşine düştük. Hepimiz suçluyuz.”

HANGİ İLLER DEPREM RİSKİ ALTINDA?

Prof. Dr. Naci Görür “En yakın tehlike nerede?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Erzincan ile Bingöl Karlıova arasında Yedisu fayının bulunduğu yer… Yani Bingöl Karlıova aynı zamanda Tunceli yöresi ve Erzincan’ın doğu kesimleri deprem ön gördüğümüz yerlerden biri. Çünkü burada en son deprem 1790’larda olmuş. 250 senede bir deprem üretiyor bu fay 250 sene de dolmuş. Yani 2030’lara falan geliyor. Burası deprem ürettiği zaman Erzincan, Bingöl Pülümür zarar görür.”

İkinci olarak Bingöl Karlıova ile Bingöl Göynük arasına dikkat çeken Görür, “Burada 1866-1860 civarında deprem olmuş. Burası kırılmadı. Üçüncüsü Arap levhası son büyük depremlerde 10 metreye yakın savrulmayla kuzeye doğru hareket etti. Doğu Anadolu fayı kırıldı. Fakat Bitlis Zagros kenet kuşağı deprem üretmedi. Adıyaman, Siirt, Diyarbakır, Hakkari sıkışık hale geldi. Depremi öne çekilmiş olabilir. Eğer deprem bekleyen bir yer düşünürsek burayı da göz ardı etmemeliyiz.” ifadelerini kullandı.

“MARMARA’DA DEPREM OLASILIĞI YÜZDE 47”

Marmara Bölgesi’nde kesin deprem beklendiğini söyleyen Görür, şöyle devam etti:

“Onu hiç tartışmıyoruz bile. Bütün veriler Marmara Denizi’nde 7’den büyük deprem olacağını gösteriyor. ABD’li Parsons ve arkadaşları çalışma yaptılar deprem ne zaman olabilir diye tarihi depremleri inceledi ve 99’dan itibaren her an olmak kaydıyla Marmara’da 7’den büyük deprem olma olasılığı önce yüzde 64 dediler geçen sene revize ettiler yüzde 47. Demek ki bu bölgede depremin olma olasılığı 30 yıl içerisinde yüzde 47. Bu çok büyük olasılık. Bu işin şakası yok. Bu bölgeyi derhal depreme hazırlıyor olmamız lazım.”

Deprem tahminleri tutan uzman isimden Marmara’yla ilgili tedirgin eden sözler! Üstüne basa basa uyardı… yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.

]]>
https://www.sorgusuz.com/deprem-tahminleri-tutan-uzman-isimden-marmarayla-ilgili-tedirgin-eden-sozler-ustune-basa-basa-uyardi/feed/ 0 23445
Marmara Denizi’nde müsilaj çalışmaları başladı https://www.sorgusuz.com/marmara-denizinde-musilaj-calismalari-basladi/ https://www.sorgusuz.com/marmara-denizinde-musilaj-calismalari-basladi/#respond Mon, 27 Jan 2025 07:24:21 +0000 https://www.sorgusuz.com/?p=22732 BURULAŞ, Mudanya ve Gemlik Körfezi’nde meydana gelen müsilaj sorunu için BURULAŞ-1 Deniz Yüzey Temizleme Gemisi ile çalışmalara başlandığını duyurdu.

Marmara Denizi’nde müsilaj çalışmaları başladı yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.

]]>

Marmara Denizi’nde müsilaj sorunu için çalışmalar başlatıldı. BURULAŞ, Mudanya ve Gemlik Körfezi’nde yaşanan müsilaj problemine karşı BURULAŞ-1 Deniz Yüzey Temizleme Gemisi ile temizlik çalışmalarına başladığını duyurdu. BURULAŞ’ın sosyal medya hesabından yapılan açıklama şu şekilde:

“Marmara Denizimizi temiz ve yaşanabilir tutmak için çalışıyoruz. Mudanya ve Gemlik Körfezi’nde meydana gelen müsilaj sorununa karşı harekete geçtik. BURULAŞ-1 Deniz Yüzey Temizleme Gemimiz ile temizlik çalışmalarımıza başladık. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak, doğamıza sahip çıkmak ve denizlerimizi korumak için var gücümüzle çalışıyoruz, mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.”

Marmara Denizi’nde müsilaj çalışmaları başladı yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.

]]>
https://www.sorgusuz.com/marmara-denizinde-musilaj-calismalari-basladi/feed/ 0 22732
Marmara Denizi’nde müsilaj alarmı: Prof. Dr. Mustafa Sarı’dan çarpıcı görüntü https://www.sorgusuz.com/marmara-denizinde-musilaj-alarmi-prof-dr-mustafa-saridan-carpici-goruntu/ https://www.sorgusuz.com/marmara-denizinde-musilaj-alarmi-prof-dr-mustafa-saridan-carpici-goruntu/#respond Sat, 18 Jan 2025 11:13:25 +0000 https://www.sorgusuz.com/?p=22323 Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi’nde yaşanan müsilaj sorununa dikkat çekmek için çarpıcı bir video ve açıklama paylaştı.

Marmara Denizi’nde müsilaj alarmı: Prof. Dr. Mustafa Sarı’dan çarpıcı görüntü yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Marmara Denizi’nde derin deşarj yöntemiyle yapılan atık boşaltımlarına tepki gösteren Prof. Dr. Sarı, belediyelerin ve danışmanlarının sorumluluğuna işaret etti.

“Müsilaj Marmara’ya İhanetimizi Açık Etti”
20 metre derinlikte kaydedilen bir görüntüyle açıklamalarına yer veren Prof. Dr. Sarı, ön arıtmadan geçirilen atıkların derin deşarj yöntemiyle Marmara Denizi’nin alt akıntısına bırakılmasının ciddi bir hata olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Sarı, “Arıtılmamış atıkların denize boca edildiği bir sahneyle karşı karşıyayız. Ancak denizin, suyun dili yok ki yapılanı söyleyebilsin! Dışarıdan bakıldığında bir şey görünmüyor, ama müsilaj Marmara’ya karşı işlediğimiz suçları açık etti” dedi.

“Derin Deşarj Akılsızca Bir Ertelemedir”
Prof. Dr. Sarı, derin deşarj uygulamasının, kirliliği azaltmak yerine ertelediğini belirterek, ileri biyolojik arıtma yapılmadan atıkların denize bırakılmasının Marmara’nın hassas ekosistemine zarar verdiğini söyledi. “1 litre bile atık, arıtılmadan Marmara Denizi’ne verilemez. Derin deşarj yalnızca ileri biyolojik arıtma yapılmış atıklar için kullanılmalıdır” ifadelerini kullandı.

“Müsilaj Bir Sonuçtur, Kirlilik Nedeniyle Ortaya Çıkıyor”
Müsilajın kirliliğin bir sonucu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sarı, “Müsilajın tek kontrol edilebilir tetikleyicisi kirliliktir. Kirliliği durdurmadan, Marmara Denizi’ni koruyamayız” diyerek yetkililere ve kamuoyuna çağrıda bulundu.

Marmara Denizi’nin korunması için daha kapsamlı önlemler alınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sarı’nın açıklamaları, çevre bilincinin artırılması ve deniz ekosisteminin sürdürülebilirliği açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor.

Marmara Denizi’nde müsilaj alarmı: Prof. Dr. Mustafa Sarı’dan çarpıcı görüntü yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.

]]>
https://www.sorgusuz.com/marmara-denizinde-musilaj-alarmi-prof-dr-mustafa-saridan-carpici-goruntu/feed/ 0 22323
Kontrolsüz sanayi atıkları Marmara Denizini kirletiyor https://www.sorgusuz.com/kontrolsuz-sanayi-atiklari-marmara-denizini-kirletiyor/ https://www.sorgusuz.com/kontrolsuz-sanayi-atiklari-marmara-denizini-kirletiyor/#respond Sat, 18 Jan 2025 10:10:53 +0000 https://www.sorgusuz.com/?p=22320 Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi çevresinde yaşayan 25 milyon kişinin yarısının atıklarının arıtılmadan denize akıtıldığını söyledi.

Kontrolsüz sanayi atıkları Marmara Denizini kirletiyor yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Sarı, ekim ayında yüzeyden 5 metreden başlamak üzere 25 metreye kadar örümcek ağı gibi Marmara Denizi‘nin her yerini kuşatan müsilajın, deniz yüzeyinde de görülmeye başlandığını vurguladı.

İklim değişikliğine bağlı deniz suyu sıcaklıklarının artışının müsilaj oluşumunu tetiklediğini ancak bunun kontrol edilemediğini dile getiren Sarı, Marmara Denizi’ni aşırı kirleten kaynakların ve atıkların ise kontrol edilebileceğini anlattı.

ÇAYIN 3’TE BİRİ SU 3’TE İKSİSİ ATIK

Marmara Denizi çevresinde yaşayan 25 milyon kişinin atığının sadece yarısının arıtıldığına dikkati çeken Sarı, şöyle konuştu:

“Her 2 kişiden birinin atığı marmara denizine akıyor. Türkiye’nin yarısından fazlasına hizmet sunan sanayinin atığının yüzde 70’i Marmara Denizi’ne boca ediliyor. Nilüfer Çayı doğduğu yerde tertemiz iken Marmara Denizi’ne ulaşana kadar atıklardan simsiyah oluyor. Marmara Denizi’ne aktığı noktadaki ölçümlere bakıldığında oksijen sıfır seviyelerinde. Çay bir atık kanalı haline gelmiş. 3 birim suyun 1 birimi su 2 birimi atıktan ibaret.”

Marmara Denizi çevresinde 200 civarında akarsu bulunduğunu ve Harami Dere, Kurbağalı Dere, Gönen Çayı, Biga Çayı ve Ergene gibi bunların büyük kısmının kirlilikte Nilüfer Çayı ile aynı olduğunu vurgulayan Sarı, “Nilüfer Çayı çok korkunç örnek teşkil ediyor. Bu çayın ve Marmara Denizi’nin kurtarılması için için eylem planına ihtiyaç var. Acilen yapmamız gereken debiye bağlı akarsuyun yatağında deşarj limitlerinin tekrar belirlenmesi lazım.” dedi.

Kontrolsüz sanayi atıkları Marmara Denizini kirletiyor yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.

]]>
https://www.sorgusuz.com/kontrolsuz-sanayi-atiklari-marmara-denizini-kirletiyor/feed/ 0 22320
Marmara Denizi’nin müsilajı insan boyutuna ulaştı! https://www.sorgusuz.com/marmara-denizinin-musilaji-insan-boyutuna-ulasti/ https://www.sorgusuz.com/marmara-denizinin-musilaji-insan-boyutuna-ulasti/#respond Tue, 31 Dec 2024 07:13:11 +0000 https://www.sorgusuz.com/?p=21242 Kocaeli Gölcük Değirmendere'de, su üstünden görünmeyen müsilajın sualtındaki yayılımı kaydedildi. Birçok deniz canlısına zarar veren müsilajın deniz analarını hapsettiği, midyelerin üzerini kapladığı ve bölgenin simgesel canlılarından olan denizatlarını da olumsuz etkilediği görüldü.

Marmara Denizi’nin müsilajı insan boyutuna ulaştı! yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.

]]>

Kocaeli’nin Gölcük ilçesine bağlı Değirmendere‘de, su üstünden görünmeyen müsilajın su altındaki yayılımı kaydedildi.

Özellikle 0-20 metre derinlik aralığında yoğun gözlemlenen müsilajın birçok deniz canlısına zarar verdiği görüldü.

Müsilajın, açıklarda denizanalarını hapsettiği, midyelerin üzerini kapladığı ve bölgenin simgesel canlılarından denizatlarını olumsuz etkilediği göze çarptı.

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakınmüsilaj tehlikesine dair dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

Büyükakın, 2021 yılında müsilaja karşı hazırlanan 22 maddelik eylem planını hatırlatarak, özellikle evsel atık arıtma sistemlerinin öncelikli hale getirilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Kocaeli Belediye Başkanı, “Marmara Denizi’ne günde yaklaşık 4,5 milyon metreküp kanalizasyon suyu deşarj ediliyor.

Bunun yüzde 53’ü sadece ön arıtmadan geçiyor. Bu durum azot ve fosforun ortamdan uzaklaştırılmadığı anlamına geliyor.

Müsilaja neden olan mikroorganizmalar, bu besinlerle besleniyor. Denize fazla kanalizasyon akışı sağladığınızda bu mikroorganizmaların popülasyonunu artırıyorsunuz.” dedi.

Büyükakın, denize deşarj edilen kanalizasyonun yüzde 97’sinin İstanbul kaynaklı olduğunu ifade ederek şu çarpıcı detayı ekledi: “Kapalı bir havza olan Marmara Denizi’ne diğer illerden gelen kirlilik de olumsuz etkiler yaratıyor.”

Bilim insanları, Değirmendere açıklarında yaklaşık 20-22 metre derinlikte yoğun bir müsilaj tabakasını tespit etti.

Büyükakın, özellikle hava sıcaklıklarının artışıyla birlikte Marmara Denizi’nde müsilajın daha yaygın bir hale geleceğine dikkat çekti.

“MÜSİLAJ GELİYORUM DİYOR”

“Kocaeli sahillerinden Marmara Denizi’ne bir damla bile evsel atık su bırakmıyoruz. Ancak Marmara kapalı bir ekosistem. Diğer illerde arıtma sistemlerinin yeterli olmaması nedeniyle ortaya çıkan kirlilik, bu alanı da etkiliyor.

Maalesef müsilaj ‘geliyorum’ diyor.” ifadelerini kullandı.

Yetkililer ve bilim insanları, Marmara Denizi’ndeki bu ciddi tehdide karşı acil adımlar atılması gerektiğine işaret ediyor. Eylem planlarının hayata geçirilmesi ve atıkların etkin bir şekilde arıtılması, bu çevre krizinin daha fazla büyümemesi için önem arz ediyor.

 

Marmara Denizi’nin müsilajı insan boyutuna ulaştı! yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.

]]>
https://www.sorgusuz.com/marmara-denizinin-musilaji-insan-boyutuna-ulasti/feed/ 0 21242
Bandırma’da Marmara Denizi Ekosistemi için Mar Pina ve Mar Çay Projeleri Kapsamında Önemli Toplantı https://www.sorgusuz.com/bandirmada-marmara-denizi-ekosistemi-icin-mar-pina-ve-mar-cay-projeleri-kapsaminda-onemli-toplanti/ https://www.sorgusuz.com/bandirmada-marmara-denizi-ekosistemi-icin-mar-pina-ve-mar-cay-projeleri-kapsaminda-onemli-toplanti/#respond Mon, 11 Nov 2024 11:15:16 +0000 https://www.sorgusuz.com/?p=18420 Balıkesir'in Bandırma ilçesinde gerçekleştirilen bir seminerde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi yetkilileri, Marmara Denizi'nin korunmasına yönelik Mar pina ve Mar çay projeleri hakkında sunum ve bilgilendirme yaptı.

Bandırma’da Marmara Denizi Ekosistemi için Mar Pina ve Mar Çay Projeleri Kapsamında Önemli Toplantı yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Toplantıda, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi’nden Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi’ndeki deniz çayırları ve pinaların ekosistem için önemini vurgularken, denizin “akciğerleri” olarak bilinen deniz çayırlarının oksijen üretimindeki kritik rolüne dikkat çekti. Sarı, deniz çayırlarının karbon yutma kapasitesi ve su altındaki yaşam için sağladığı oksijenle birlikte Marmara Denizi’ndeki oksijen seviyesini artırmada büyük bir öneme sahip olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Sarı, Marmara Denizi’nde 2021 yılında görülen müsilaj felaketinin etkilerinin sürdüğünü belirterek bu konuda acil önlemler alınması gerektiğini söyledi. Marmara Denizi’nin kıyı şeridinde yaptıkları araştırmalarda elde ettikleri verilerin yalnızca Türkiye için değil, dünya açısından da büyük öneme sahip olduğunu ifade eden Sarı, Marmara’da bu değerli ekosistemi korumak için sürdürülebilir projelerin ve bilinçli müdahalelerin şart olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Sarı; “Biz Marpina ve Marçay projeleri kapsamında toplamda 600’den fazla dalış yaptık, değerli katılımcılar. Yani Marmara Denizi’nin İmralı Adası hariç 1300 kilometrelik kıyı şeridini tamamen taramış olduk. Bu alandaki deniz çayırı alanlarını tespit etmeye çalıştık ve çayırları türlerine göre ayırdık.

Her bir istasyonda deniz çayırları çalışmasının ardından, pinalar için ek bir çalışma yürüttük. Pinaların canlı mı yoksa ölü mü olduğunu tespit etmeye çalıştık. Pinaların canlılık durumlarını neden bu kadar dikkatle takip ediyoruz? Çünkü pinalar 2016-2019 yılları arasında Akdeniz’in tümünde, ne yazık ki Marmara Denizi hariç, yok oldu. Pina (Pinna nobilis) fotoğraflarını göreceksiniz çevrede. Pina, iki kabuklu bir canlı olup 50 yıl yaşayabiliyor ve boyu 120 santime kadar çıkabiliyor. Ancak 2016 yılında İspanya sahillerinde başlayan toplu ölümler, 2019 yılına gelindiğinde Çanakkale Boğazı’na kadar ulaştı. Güncel verilere göre, Çanakkale Boğazı ile Cebelitarık Boğazı arasındaki tüm pinalar neredeyse yok oldu; fakat Marmara’dakiler yaşamaya devam ediyor. Bakanlığımızın desteğiyle yürüttüğümüz bu Marpina projesi kapsamında, pinaların canlılık oranlarını belirlemeye çalıştık. Sevinçle belirtmek isterim ki 1300 kilometrelik kıyı şeridinde yaptığımız çalışmalarda 4000’den fazla pina tespit ettik. Bu pinaların yaklaşık %90’ı canlı, %10’u ise ölüydü. Bu, gerçekten mucize gibi bir durum, değerli arkadaşlar. Bu veriler sadece ülkemiz için değil, dünya açısından da heyecan verici sonuçlar.

Öte yandan deniz çayırlarına baktığımızda, Marmara Denizi’nde 4 türün yaşadığını görüyoruz. Bu 4 türden biri, Akdeniz’e özgü Posidonia oceanica. Posidonia oceanica, denizin “akciğeri” olarak bilinen bir deniz çayırı türü olup dünyada üzerinde en çok çalışılan türlerden biridir. Daha önce Marmara Denizi’nde bu türün yalnızca 3 bölgede bulunduğu biliniyordu; şimdi ise 10’dan fazla alanda varlığını tespit ettik. Bu durum bizleri oldukça mutlu etti. Diğer türlerle birlikte, Marmara Denizi’nde Posidonia oceanica’nın dağılım alanlarını belirlemiş olduk. Marmara Denizi’nin özel yapısına baktığımızda ise, %80 oranında Cymodocea nodosa türünün baskın olduğunu görüyoruz.

Deniz çayırları, oksijen üretimi açısından hayati önem taşır. Dünya yüzeyinin 4’te 3’ü sularla kaplı, kalan kısmı karadır. Karalar tamamen ormanlarla kaplı olsa bile, ürettikleri oksijen yetmezdi. Aldığımız her iki nefesten biri denizden gelir ve bu oksijenin büyük kısmı deniz çayırları tarafından üretilir. Marmara Denizi’ne odaklanmamızın sebebi de 2021 yılında yaşadığımız müsilaj felaketidir. Müsilaj, yüzeyde görünmekle birlikte uzun süredir deniz tabanında varlığını sürdürmekte ve çözünmüş oksijeni tüketmektedir. Geçen yıl Marvan projesi kapsamında, İstanbul Adaları çevresindeki bir örneklemede 1 ton balık yakaladık ve bunun %95’i köpek balığı ve vatozdu. Müsilaj yüzünden derinlerdeki oksijen tükenince hayvanlar mecburen sığ sulara geldi.

Deniz çayırları Marmara’da ekstra önem taşıyor çünkü oksijen sorunu yaşayan bir deniz. Deniz çayırları, tropik ormanlardan daha fazla karbon yutar ve oksijen üretir. 1 metrekarelik bir deniz çayırı alanı, günde 10 litreden fazla oksijen üretir. Marpina ve Marçay projeleri kapsamında elde ettiğimiz sonuçlar, Marmara Denizi ekosisteminin iyileştirilmesi açısından çok değerli. Ancak Marmara Denizi’ni korumak için daha fazla adım atmalıyız. 2021 yılındaki müsilaj felaketi ne yazık ki tekrar gündeme geldi ve 23 Ekim’de Erdek Körfezi’nde yeniden müsilaj oluştu. Marmara Denizi’ne çok dikkatle yaklaşmamız, atık yükünü azaltmamız gerekiyor.

Deniz pinaları burada önemli bir rol oynuyor çünkü bir pina, saatte 6 litre, günde ise yaklaşık 150 litre deniz suyunu filtre ediyor. Filtrelenen bu su, bizim kirlettiğimiz deniz suyudur. Marmara Denizi genelinde yaptığımız çalışmalarda, ortalama olarak 100 metrekarelik kıyı bölgesinde 12 adet pina tespit ettik. Çanakkale-Kemer gibi bazı bölgelerde ise bu sayı 100 metrekarede 122’yi bulabiliyor. Bu proje kapsamında, Pinna nobilis’in daha çok Güney Marmara’da; Atrina fragilis’in ise daha çok Kuzey Marmara’da yaşadığını belirledik. Bu türlerin yanı sıra birçok insan etkisine bağlı tehdit gözlemledik; bu tehditleri bugünkü ve yarınki oturumlarımızda konuşacağız.

Marçayır projesi bu toplantıyla sona erse de Marmara Denizi’ndeki deniz çayırları üzerine yapılacak çalışmaların başındayız ve bu konuda devam etmemiz gerekiyor. Pina projemiz ise gelecek yıl da sürecek, toplu ölümlere yol açan patojenleri izlemeye devam edeceğiz. Projenin yürütülmesinde emeği geçen herkese, özellikle de destek veren yöneticilerimize teşekkür ederiz.” dedi.

Bandırma’da Marmara Denizi Ekosistemi için Mar Pina ve Mar Çay Projeleri Kapsamında Önemli Toplantı yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.

]]>
https://www.sorgusuz.com/bandirmada-marmara-denizi-ekosistemi-icin-mar-pina-ve-mar-cay-projeleri-kapsaminda-onemli-toplanti/feed/ 0 18420
MARMARA DENİZİ’NDE 6 KİŞİYE MEZAR OLAN BATUHAN-A’NIN BİLİRKİŞİ RAPORU ÇIKTI https://www.sorgusuz.com/marmara-denizinde-6-kisiye-mezar-olan-batuhan-anin-bilirkisi-raporu-cikti/ https://www.sorgusuz.com/marmara-denizinde-6-kisiye-mezar-olan-batuhan-anin-bilirkisi-raporu-cikti/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:26:09 +0000 https://www.bandirma.com/?p=14622 Bursa’nın Karacabey ilçesi açıklarında İmralı Adası’nın güneybatısında su alan “Batuhan A” adlı kargo gemisinin batmasına ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi raporu, Cumhuriyet Başsavcılığına sunuldu. Marmara Adası’ndan hareket eden geminin 15 Şubat’ta batmasına ilişkin soruşturma, Bursa Cumhuriyet Başsavcı Vekili koordinesinde Karacabey Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Cumhuriyet Başsavcı Vekili, İlçe Cumhuriyet Başsavcısı ve 2 savcı tarafından yürütülüyor. Soruşturma kapsamında geminin batmasına ilişkin […]

MARMARA DENİZİ’NDE 6 KİŞİYE MEZAR OLAN BATUHAN-A’NIN BİLİRKİŞİ RAPORU ÇIKTI yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Bursa’nın Karacabey ilçesi açıklarında İmralı Adası’nın güneybatısında su alan “Batuhan A” adlı kargo gemisinin batmasına ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi raporu, Cumhuriyet Başsavcılığına sunuldu.

Marmara Adası’ndan hareket eden geminin 15 Şubat’ta batmasına ilişkin soruşturma, Bursa Cumhuriyet Başsavcı Vekili koordinesinde Karacabey Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Cumhuriyet Başsavcı Vekili, İlçe Cumhuriyet Başsavcısı ve 2 savcı tarafından yürütülüyor.

Soruşturma kapsamında geminin batmasına ilişkin bilirkişi olarak görevlendirilen Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesinde görevli öğretim üyesi, incelemelerini tamamlayarak 25 sayfalık rapor hazırladı.

Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan bilirkişi raporunda, geminin teknik analizlerine, denetim incelemelerine, su altı görüntülerine, liman kayıtlarına ve beyanlara yer verildi.

Geminin uluslararası ve ulusal mevzuat çerçevesinde tüm kontrollerinin ilgili kurumlarca zamanında ve olması gerektiği gibi yerine getirildiği bilgisine yer verilen raporda, kazanın temel nedeninin, gemi ambarlarının sızdırmazlığının sağlanmaması olduğu belirtildi.

Kaptan Hasan Mehmet Uyanık ve donatan (gemi sahibi) Murat Altıntaş’ın, sefer sırasında sızdırmazlığa ilişkin zaafın farkına vardıkları ancak tedbir almadıkları, zamanla su alan mermer tozunun ağırlaşmasının geminin önce yavaşlaması, ardından rotasından sapmasına neden olduğuna ilişkin tespitler raporda yer aldı.

Raporda, mürettebatın pompalarla suyu tahliye etmeye çalıştığı ancak başarılı olamadığı, geminin motor gücünün de zayıfladığı anlatıldı.

Kaptan ve gemi sahibinin, aynı konumdan geçen başka gemilerden yardım istemedikleri, yaşanan tehlikeye rağmen telefon ya da telsizle çağrı yapmadıkları aktarılan raporda, armatör Altıntaş’ın gemi batmadan 4 dakika önce saat 06.28’de Türk Radyo’ya, ambar muşambalarının parçalandığı ve “batma tehlikesi geçirdikleri” bilgisini verdiği belirtildi.

Bilirkişi raporunda, olayın ardından gemide can simidi, can yeleği, bot ve filika gibi emniyet ekipmanlarının bulunduğu ancak mürettebatın bunları kullanmadığının görüldüğü, gemiden ayrılmaya yönelik girişim yapılmadığı, yine kaptan ve donatanın sorumluluklarına rağmen tahliyeye ilişkin girişimde bulunmadığı kaydedildi.

Ambar kapaklarının sızdırmazlığının muşambayla sağlanmasının uluslararası kurallara uygun olduğu ancak kazanın meydana geldiği seferde muşambaların uygun şekilde sabitlenmediğinin anlaşıldığı ifade edilen raporda, geminin sahibi ve kaptanın gemi ambar sızdırmazlığına ilişkin donanım zaafının farkında olduğu, geminin yükü ve personelin emniyetinden sorumlu olan kaptanın, gemi batma tehlikesi geçirmesine rağmen tedbirli ve ehil hareket etmediği kaydedildi.

Raporda, geminin batması ve mürettebatın hayatını kaybetmesine neden olması nedeniyle gemi kaptanı ve donatanının asli kusurlu olduğu sonucuna varıldı.

Mürettebattan 5 kişinin cesetlerine ulaşılmıştı

Balıkesir’in Marmara Adası’ndan 14 Şubat saat 20.30’da Bursa’nın Gemlik ilçesindeki Roda Limanı’na gitmek üzere 6 kişilik mürettebat ve 1250 ton mermer tozu yüküyle hareket eden 69 metre uzunluktaki “Batuhan A” adlı kargo gemisi, kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat’ta saat 06.32’de Karacabey ilçesi Kurşunlu Mahallesi açıklarında batmıştı.

Kıyıdan 4 mil açıkta 51 metre derinlikte denizin tabanına oturan kargo gemisinin sahibi Murat Altıntaş, kaptan Hasan Mehmet Uyanık (69), yağcı Hüseyin Tutuk, aşçı Zeynep Kılınç (33), stajyer Ahmet Atav (22) ve mühendis Murat Çalışkan (33) kaybolmuştu.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı dalgıçların 17 Şubat’ta yaptığı dalışta, gemide aşçı olarak çalışan Zeynep Kılınç’ın cesedine ulaşılmıştı. SAS komandosu dalgıçların 20 Şubat’taki dalışında da gemi batmadan önce çektiği videoyu eşine gönderen Hüseyin Tutuk’un cesedi bulunmuştu. Geminin enkazındaki aramalar, 1 Mart’ta sonlandırılmıştı.

İmralı Adası açıklarında arama faaliyetini sürdüren Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, 3 Mart’ta su yüzeyinde bir kişinin cansız bedenine ulaşmıştı. Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan DNA eşleşmesi sonrasında cesedin “Batuhan A” adlı kargo gemisinin sahibi Murat Altıntaş’a ait olduğu belirlenmişti.

Balıkesir’in Bandırma ilçesinde 28 Mart’ta kıyıya erkek cesedi vurmuş, kimlik tespiti için başlatılan çalışmanın ardından cesedin kaptan Hasan Mehmet Uyanık’a ait olduğu belirlenmişti.

Son olarak Kurşunlu açıklarında 24 Nisan’da Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince bir ceset bulunmuş, Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan eşleşme sonucu cesedin “Batuhan A” adlı kargo gemisindeki stajyer Ahmet Atav’a (22) ait olduğu belirlenmişti.

Kaynak: bursadabugun.com

MARMARA DENİZİ’NDE 6 KİŞİYE MEZAR OLAN BATUHAN-A’NIN BİLİRKİŞİ RAPORU ÇIKTI yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.

]]>
https://www.sorgusuz.com/marmara-denizinde-6-kisiye-mezar-olan-batuhan-anin-bilirkisi-raporu-cikti/feed/ 0 14622
Marmara’nın umudu denilmişti; ölen pinalar endişe yarattı https://www.sorgusuz.com/marmaranin-umudu-denilmisti-olen-pinalar-endise-yaratti/ https://www.sorgusuz.com/marmaranin-umudu-denilmisti-olen-pinalar-endise-yaratti/#respond Wed, 22 Nov 2023 07:03:27 +0000 https://www.bandirma.com/?p=7295 Balıkesir’in Erdek İlçesi’nde, denizde doğal filtre görevi gören pinaların kıyıya vurarak toplu olarak öldükleri gözlemlendi. Onyedi Eylül Üniversitesi Denizlik Fakültesi Dekanı Prof Dr. Mustafa Sarı, pinaların neden kıyıya vurduğunu anlatarak bu duruma açıklık getirdi. Geçtiğimiz günlerde Marmara Bölgesi’ni etkisi altına alan fırtınanın sonrasında, Marmara Denizi’nin kurtuluş umudu olarak görülen pinalar toplu halde Erdek, Düzler mevkiinde […]

Marmara’nın umudu denilmişti; ölen pinalar endişe yarattı yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Balıkesir’in Erdek İlçesi’nde, denizde doğal filtre görevi gören pinaların kıyıya vurarak toplu olarak öldükleri gözlemlendi. Onyedi Eylül Üniversitesi Denizlik Fakültesi Dekanı Prof Dr. Mustafa Sarı, pinaların neden kıyıya vurduğunu anlatarak bu duruma açıklık getirdi.

Geçtiğimiz günlerde Marmara Bölgesi’ni etkisi altına alan fırtınanın sonrasında, Marmara Denizi’nin kurtuluş umudu olarak görülen pinalar toplu halde Erdek, Düzler mevkiinde sahile vurdu. Bu durum yöre halkı arasında endişeyle karşılanırken, Onyedi Eylül Üniversitesi Denizlik Fakültesi Dekanı Prof Dr. Mustafa Sarı söz konusu olaya bir açıklama getirdi. Prof. Dr. Mustafa Sarı, deniz çayırı gibi alanların korumasından mahrum kalmış olan pinaların, fırtına nedeniyle sökülüp kıyıya doğru atıldığını dile getirerek, “Fırtına sonucu kıyıya daha çok pina vursun istemiyorsak, deniz çayırlarını korumalıyız.” diye uyardı.

Prof. Dr. Mustafa Sarı yaptığı açıklamada, “Marmara Denizi’nde 18-19 Kasım tarihleri arasında bir fırtına yaşandı. Fırtına esnasında doğal olarak denizde dalgalar yükselir. Fırtına demek, deniz için nimet demek. Fırtınada denizin yüzeyindeki su ile dipteki su karışır. Bu durum dipteki besinin yüzeye çıkmasına neden olur. Yani deniz besin açısından zenginleşir. Onun için biz denizdeki bu karışımdan memnunuz. Ancak bu durum olduğu zaman özellikle kıyı ve sığ bölgede daha önceden ölmüş olan pinalar veya halen canlı ama deniz çayırı gibi alanların korumasından mahrum kalmış olan pinaları sökerek kıyıya doğru atıyor. Şu an karşılaştığımız durumda bununla ilgili.

Pinaların kıyıya vurduğu bölge, aslında deniz çayırlarının çokça bulunduğu bir bölge ancak yazın denize girecek misafirlerin ayağına yosun değecek diye bu çayırları söküyorlar. Dalgaların şiddetini azaltan, yani bir yastık görevi gören deniz çayırları söküldüğünde pinalar neye tutunsun? Bu durum aslında bizlere kıyı bölgeleri korumamızın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Bir dahaki fırtınada kıyıya daha çok pina vursun istemiyorsak deniz çayırlarını korumalıyız. Kıyısal alanları doldurmamalıyız, duvarlar, setler çekmemeliyiz.” dedi.

Marmara’nın umudu denilmişti; ölen pinalar endişe yarattı yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.

]]>
https://www.sorgusuz.com/marmaranin-umudu-denilmisti-olen-pinalar-endise-yaratti/feed/ 0 7295