Bandırma’nın Osmanlı dönemindeki yapısı ve doğal kaynakları dikkat çekiyor yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.
]]>
Fotoğraf: Bandırma Osmanlı Bankası
Bandırma İskelesi, ticaret merkezi olan bir yerdir. Karesi sancağı başlıca gelir kaynağıdır. Doğal bir limana sahip olması nedeniyle büyük vapurlar, burada barınabilir. İstanbul’dan Bandırma’ya hemen her gün gelip giderler. Ama haftada üç postası vardır. Temelihracat, Karesi sancağı maden hâsılatıdır. Bunlar da iki büyük borasitle bir gümüşlü kurşundur. En önemlisi borasittir. Bu madenden yıllık Avrupa’ya çok fazla sayıda sevkiyat yapılır. Borasit madeni, Avrupa’nın başka bir yerinde bulunmaz. Bandırma’dan doğruca Avrupa’ya sevk edilir. Şubattan haziran sonuna kadar Bandırma İskelesi’nden İstanbul’a yaklaşık 300.000 tane koyun ve kuzu gönderilir.
Kasabanın belediyesine ait olan iskelenin vergisi, yıllık 1.800 liraya kadar çıkabilir. Havası ve görüntüsü gayet güzeldir. Kasaba içine akan gayet güzel sular vardır. İskeleninönünde yer alan sonradan tamamlama onarımıyla ayağa kaldırılan Haydar Çavuş Camii gerçekten oldukça süslüdür.
Bandırma kasabası, sancak merkezine 18 saat, vilayet merkezine 20 saat uzaklıkta yer alır. Her iki yöne bir şoseyle bağlanır. Başlıca üretimi siyah sahtiyan (cilalı deri) ve meşindir. Bu ürünler iç piyasada tüketilir.
Kasaba çevresinde her türlü ürün yetiştirildiği gibi üzüm bağları ve dut bahçeleri kurulmuştur. Bununla birlikte Bandırma kasabasında yıllık 10 ton 264 kilogram civarında bal üretilmektedir. Bandırma kasabasına bağlı üç köy vardır. Bunlar Kayacık, Dutlimanı ve Yenice köyleridir.

Fotoğraf: Bandırma Posta ve Telgraf Merkezi
Bandırma çevresinde yani Bandırma’yla Balıkesir şosesinin üzerinde birtakım taş ocakları da vardır. Bu taş ocaklarının akıntısından ortaya çıkan çamurların da romatizma gibi hastalıklara iyi geldiği anlatılır. Sonradan söz konusu çamurların bu konuda yararının belirlenip bazı deneyler gerçekleştirilmesi Padişah Hazretleri tarafından emredilmiştir. Bunun üzerine geçenlerde bir bilimsel heyetle birlikte 15 civarı hasta, Bandırma’ya sevk edildi. Bilimsel heyetin gerçekleştirdiği denelerden çamurların romatizmaya faydalı olduğu anlaşılmış ve bazı hastalıkların iyileştiği doğrulanmıştır. Heyet tarafından taş ocaklarının bulunduğu yerin iyileştirilip genişletilmesi sayesinde oraya hastalıkları iyileştirmek için elverişli alanlar inşa edilmesi kararlaştırılmıştır. Buna bağlı olarak bazı tıbbi önlemlerin alınmasıyla ilgili bir de yazı sunulduğu herkes tarafından bilinmektedir. Osmanlı şehirlerinde ilahi bir hediye olarak bunun gibi birçok doğal kaynak vardır. Yararlı kaynaklar arasında bu çamurlar, doğal olarak önemli görülmektedir. Hele sevk edilen hastaların sağlıklarını geri kazanmaları dikkate alınınca bu çamurlu alanın ıslah edilerek imar edilmesi gerekliliği ortaya çıkar. Genel olarak Bandırma’nın İstanbul’a deniz yoluyla 4 saatlik bir uzaklıkta ve şu anda görüşülen Konya hattının üzerinde bulunduğu, demiryolu hattının taş ocağı mevkiinden geçeceği de ifade edilince Bandırma çamurlarının kısa süre içinde çok fazla fayda sağlayarak çevresini geliştireceğine de hükmedilebilir.


Osmanlıcadan Günümüze Aktarıp Sadeleştiren: Alpaslan YELGEÇER

Bandırma’nın Osmanlı dönemindeki yapısı ve doğal kaynakları dikkat çekiyor yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.
]]>Osmanlıca-Türkçe çevirileriyle Balıkesir ve ülke tarihine ışık tutuyor yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.
]]>
Kent arşivine önemli katkılar sunuyor
Uzun yıllar Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği, dergi editörlüğü ve öykü yazarlığı yaptıktan sonra Balıkesir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde sanat tarihçisi olarak kariyerini devam ettiren Alpaslan Yelgeçer; milli kütüphaneler, üniversite kütüphaneleri ve kitaplıklardan derlediği yüzlerce Osmanlıca makaleyi günümüz Türkçesine uygun şekilde çevirip sadeleştirerek geçmişe ışık tutuyor. Özellikle hayatının en güzel yıllarını geçirdiği Balıkesir’in tarihi ve kültürel değerlerine katkı sunan birçok makaleyi çeviren Yelgeçer, kent arşivine de önemli katkılar sunuyor.
“Ömrüm yettiğince çevirilerime devam edeceğim”
Aslında bir çeşit arkeolojik çalışma yaptığını dile getiren edebiyatçı ve sanat tarihçisi Alpaslan Yelgeçer, çevirip sadeleştirmesini yaptığı eserlerin neredeyse hepsinin ilk kez günümüz diline aktarıldığını dile getirerek “Bu binada bir tuğlamın olması, kızıma güzel bir emanet bıraktığım duygusunu bana fazlasıyla hissettiriyor. Tarih, felsefe, edebiyat gibi birçok alanda çevirisini yaptığım eserler sayesinde özellikle 1890-1930 arası dönemin toplumsal, siyasi, sanatsal ve ekonomik bakışını net bir şekilde gözlemleme imkânım oluyor. Bunların yanında profesyonel olarak arıcılık ve kafes kuşlarıyla da ilgilendiğim için bu alanlardaki Osmanlıca eserleri de arşivimde saklıyorum. Bunların bazılarını temele alarak çeşitli güncellemeler ve yorumlarla alanlarında nitelikli birer başucu kitabı olmaları için gayret gösteriyorum. ‘Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Türk Kanaryacılığı’ bu çabanın ürünü. Bu alanda gayet sınırlı olan literatüre bir can suyu olduğuna inanıyorum. Şu anda yazımını tamamladığım iki tane arıcılık kitabı da hazırlık aşamasında. Özellikle Osmanlı dönemindeki arıcılık faaliyetlerinin irdelendiği bu eserler sayesinde Türk arıcılık tarihi erken dönemdeki örgütlenmeleri ve uygulamalarıyla okunabilecek. Arşivlerimiz her alanda oldukça zengin eserlerle dolu. Ömrüm yettiği sürece bunları günümüz Türkçesine aktarıp okurlarla buluşturmaya devam edeceğim” şeklinde konuştu.
Yazarın, Osmanlıca asıllarından günümüz Türkçesine çevirdiği eserler ve yazarları şu şekilde;
Doktor İbrahim Ethem (Bakar) “İrade Terbiyesi”, Ebussüreyya Sami “Amanvermez Avni”, Charles Seignobos’un, Ahmed Refik Altınay’ın Osmanlı Türkçesine çevirdiği “Uygarlık Tarihi Doğu, Yunan, Roma”, N. Taymaz “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Türk Kanaryacılığı”, Ahmet Mithat Efendi “Letaif-i Rivayat” Mahmut Yesari “Çulluk” ile Hayreddin Nedim (Göçen) “Osmanlı Devleti’nin Dünyayla Diplomatik Mücadelesi 1839-1876”, “1853 Kırım Savaşı’nın Politik Tarihi ile “Bir Rus Elçisi Gözünden Yaş Antlaşması Ekseninde Osmanlı-Rus İlişkileri”
Osmanlıca-Türkçe çevirileriyle Balıkesir ve ülke tarihine ışık tutuyor yazısı ilk önce Sorgusuz Haber Sorgusuz.com | Bandırma Haber - Bandirmacom üzerinde ortaya çıktı.
]]>