Planların kentin geleceği açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Doğan, gecikmenin “engelleme” söylemiyle açıklanamayacağını savundu.
Bir önceki dönemde hazırlanan ve sona gelinen imar planlarının neden iptal edildiğini soran Doğan, “Bir önceki planlarda sona gelinmesine rağmen neden iptal edildi ve neden baştan başlanılarak süreç uzatılıyor? Bunun cevabının Bandırma halkına verilmesi gerekiyor” dedi.
Önceki dönemde hazırlanan plana mevcut yönetimin sert şekilde muhalefet ettiğini öne süren Doğan, Büyükşehir Belediye Meclisi’nde önce “Sizin getirdiğiniz planı aynen kabul ettik” denildiğini, ancak planda değişiklik yapıldığı ve yeniden kurum görüşlerine başvurulduğunun ortaya çıkmasıyla bu iddianın geçerliliğini yitirdiğini söyledi.
Planlarda mevzuata ve yerleşik uygulamalara uygun hareket edilmediğini ileri süren Doğan, bu nedenle sürecin her seferinde başa döndüğünü ve yeniden kurum görüşü alınmasının zorunlu hale geldiğini ifade etti. Hazırlanan planın 235 bin nüfusa göre düzenlendiğinin belirtildiğini kaydeden Doğan, buna rağmen okul, sağlık ocağı, sosyal donatı ve yeşil alanların yetersiz bırakıldığını, mevcut bazı alanların ise daraltıldığını iddia etti.
Eksikliklerin giderilmesine yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını savunan Doğan, planın iptal edilmesinin kaçınılmaz hale geldiğini öne sürerek, “Planın itirazlarını düzeltecek müellifin sözleşmesi iptal edildi. Sonuçta planı düzenleyecek ve imzalayacak ehliyetli teknik eleman ortada kalmadı. Bu durum süreci daha da uzattı” ifadelerini kullandı.
Bandırma Belediyesi’nin bir önceki dönemden devraldığı borç yükü ve bütçe yönetimine de değinen Doğan, belediye arsalarının satışına yönelik hazırlık yapıldığı iddiasında bulundu. Yapılan her değişikliğin yeniden kurum görüşü gerektirdiğini vurgulayan Doğan, “Planlar bitmeyince yapılacak en kolay iş konuyu siyasileştirmek, ‘Kurumlar görüş vermiyor’ diyerek suçlu aramaktır” dedi.

